12 Haziran 2014 Perşembe

12 Haziran 2007... 07:45 ... O minicik ellerine ilk dokunduğumda mutluluktan gözümden dökülen yaşların , içimdeki mutluluğun, yaşama sevincimin kaynağı ...Sen benim kalbim oldun , sen benim ellerim , ayaklarım gözlerim oldun ..Ne kadar dua etsem azdır..   
Şimdi 7 yaşında kocaman bir kız ..Neşeli,mutlu,şakacı,sevgi dolu... .Sen tarif edemediğim mutluluksun...Sen benim şansımsın..İyi ki doğdun,iyi ki doğurdum...
SENİ ÇOK ÇOK ÇOK SEVİYORUM..
.Doğumgünün kutlu olsun Annesinin Gülü...

9 Haziran 2014 Pazartesi

BAŞLIK YOK

                   Son halim budur..başka da yorum yok..


erken kutlama:))

Biz doğumgünümüzü biraz erken kutladık..Ama çok eğlendik..mutlu olduk..
Sevgilim aşkım birtanem iyi ki doğdun..iyi ki doğurdum seni..tarifsiz sevgim , her şeyim..Annesinin gülü...Seni çok çok çok seviyorum.....






3 Haziran 2014 Salı

Hala olmak..

Hala olmanın dayanılmaz hafifliği:))mi desem ağırlığımı desem.insan bi garip hissediyor kendini.Sana benzemesi muhtemel biri gelmiş hayata.Kız halaya benzer sözünün yeridir şimdi. ''Gamzeleri mi var yoksa benim de var'' cümlesiyle başladım benzetme modlarına:))İllaki benzeyecek kaçarı yok:))
Hayata hoşgeldin..Güzel günlerin olsun,mutlu bir hayatın olsun..canım benim ..Sude seni çok bekledi..Az kaldı görüşmeye..

Herkesin harcı değil bu şehir,


Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Bu şehir insanı olmak demek fazla enerjiye sahip olmak , yorulmamak , hiç yaşlanmamak , fazla akıllı olmak ve hayal dünyasından çıkmak demektir. Ben bunları başaran biri olamadım. Bu nedenledir ki her gece başka yerlerin hayalini kurarak yatıyorum ancak sabah aynı şehirde açıyorum gözlerimi.
Ben yeşillik isterim, ağaç isterim , çiçek ,isterim korksam da böcek isterim. Temiz hava ,çıplak ayaklarla dolaşacağım toprak , sabahları uyandığımda denizle yüzümü yıkamak isterim.Yaz günleri bahçede kahvaltı yapmak isterim beton evlerin balkonlarında değil. Ayağımı çime basmak isterim ,basarken de 'acaba böcekler ayağıma gelir mi' diye düşünmek ,inceden korkmak sonra da aman boşver gelirse gelsin diyerek toprağın dibine kadar basmak isterim. Yağmur yağdığında toprak kokusunu duymak isterim; bu şehir de toprak kokusu var mı??
Bu şehirde insan yalnız kalıyor..Nerede küçük yerlerin coşkusu kalabalığı.Pazar kahvaltılarındaki bir araya gelen muhabbetle yenen kahvaltılar,akşam yemekleri,telaş içinde hazırlanan iftar yemekleri ve o huzur duygusu. Düşündükçe yıllardır bunlara ne kadar hasret olduğunu farkediyor insan. Hep derler ya eskiden. Ben eskiden olduğunu düşünmüyorum. Bu mutluluğu yaşayan birileri var ,buna eminim. Ben gitmek istiyorum bu şehirden ,hep söyledim hep söyleyeceğim . Gitmek gerek artık.Valizi hazırlayıp, ne var ne yok her şeyini toplayıp  hayallerin yaşandığı yerlere gitmek gerek. Geç değil.

2 Haziran 2014 Pazartesi

Bitmeli , geçmeli bu zaman..

Benim canım, herşeyim, güzel kızım 20 Mayısta bademcik ameliyatı oldu. Bugün 2 Haziran. Hala daha etkisi geçmeyen ve bu arada yaşanan bir çok olumsuzluklar. Artık geçmesini istiyorum artık bitmesini istiyorum. Detayları bile yazmak ve konuşmak istemiyorum. Tekrar bakıp okuyup hatırlamak istemiyorum. Mümkünse hafızamdan silmek istiyorum. Lütfen günler çabuk geçsin hemen geçsin ve iyileşsin artık. Bu ameliyat basitmiş diyenlere tek sözüm..Saçmalık saçmalık saçmalık...
Bu arada en çok insan bu zamanlarda anlıyor ya, zor zamanlarda anlıyor ya; yanındakinin kıymetini, önemini tekrar farkına varıyor ya öyle işte...İyi ki varsınız ino ,  topmo. Arkadaş, kardeş, dost , herşey.. Hemen gittiğiniz için kızıma yetiştiğiniz için teşekkür az kalır kii..

TOPRAK KOKUSU

Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Her gece başka yerlerin hayali...