23 Nisan 2012 Pazartesi

mola..

sabah sabah iyi geliyor. biraz sakinleşmek ,biraz dinlemek kendini, biraz gülümsemek ..tıkkk

bitiyor şükür..

7. iğnemizde bitti şükür. Kaldı 1 iğne.Her iğne öncesi ağlama krizi, her iğne sonrası haklı olarak yaptığı nazlar ve hediye telaşımız. Her iğneden sonra ödül..
Sude 7. iğneden sonra da şaşmadan pony serisine ilave yaptırdı. pınkıe pıe Pınkıe pıe, Twılıght sparkle, Fluttershy, Prenses Celestia, Rainbow dash derken şimdi de pony treni, dönmedolabı ....küçük bir pony şehrini oluşturduk evde..Küçük küçük tokaları, dondurma, pasta, ayna, raflar...öyle güzel detayları varki insanın çocuk olup oynayası geliyor.:)

12 Nisan 2012 Perşembe

bir melodi..

nasıl güzel bir şarkıdır...Sabah işe gelirken beni alıp götürdü başka zamanlara.. daha önce sözleriyle dinlememiştim hiç..http://fizy.com/#s/1rvn4u

yalnızlıktan unutuldu benim adım
siz üzülmeyin ben alışığım
kedim bile uğramazken evime
çift kişilik yatak benim neyimi
dört işlemden ibaret
parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden
artıyor gelecek telaşı
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
duvarlara çarpa çarpa
uyandım saat üç dört beş
bana hiç farketmez forumdas.net
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıp da çıkacaktım
kalan umutlarımdan
birini seçip hepsini hepsini
hep kaybettim
şimdi kendimden geri ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı
sadece duvarlar anladı

düşün düşün hep bir sonraki adımı
bu yüzden unuttum ben yaşamayı
kesin kesin söyledim lafımı
acımadan kanattılar yaralarımı
dört işlemden ibaret
parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden
artıyor gelecek telaşı
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
duvarlara çarpa çarpa
uyandım saat üç dört beş
bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıp da çıkacaktım
kalan umutlarımdan
birini seçip hepsini hepsini
hep kaybettim
şimdi kendimden geri ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı
sadece duvarlar anladı

10 Nisan 2012 Salı

ÜZGÜNÜM..

Hayatta görmek istemediğim, en nefret ettiğim 3'lü. Yine kapımızı çaldılar. Güzel bir gün geçirdik derken akşamına acısı çıktı ne yazık ki.Biz artık panik olduk. Her an hasta olacak korkusu içimizi sardı. Yaptırdığımız iğnelerin hiç mi faydası yok ya..Bu bademciklere güle güle deme vakti geldi sanırım. 4 ayda 4 kez hastalanmak,12 ayda 10-12 demektir. Yoruldu küçücük bedeni. Artık ateşin ne demek olduğunu da çok iyi biliyor ,dereceleri de. Anne ateşim düştü mü, anne ben yine mi hasta oldum, ama ben çok şekerli yemiyorum, yine neden hasta oluyorum ..soruları gündemimizde bizim. Çok üzülüyorum . Üzülmek bir şey değiştirmiyor ama işin kötüsü ne yapacağımızı da bilmiyoruz. Bademcikleri aldırmak çözüm mü? Ya da şekerli vermemek,  21 günde bir iğne korkusu yaşamak..Değil. Çözüm değil..Peki biz ne yapacağız..


Oh Be..

Pazar günü havanın güzelliğini fırsat bilerek dışarı çıktık. Güneşe merhaba dedik.Öyle güzeldi ki hava öyle sıcaktı ki hem yeşile doyduk hem de güneşe..Sude parkta oynadı bizde oturup çayımızı içtik.Sude parkta oynamakla kalmayıp bir de arkadaş edindi ,daha doğrusu arkadaşlar. Naıl bir anda böyle kaynaşırlar anlamadım:)  7-8 çocuk sanki her gün oynuyormuş  uzun zamandır tanışıyormuş gibi 1 saat aralıksız oynadı ve eve dönerken de 'anne nolur biraz daha' kelimeleri havada uçuştu:)


Annaneyi de trene bindirdik ya:))


Keyfimize diyecek yok...






O güzel yüzünü öperim ben annesinin gülü...




Kuduruk!!







Ofis kahvaltısı:)

Cumartesi ofis kahvaltısı..:)

4 Nisan 2012 Çarşamba

Dipnot...

Dün kafama taş atıldı.Atıldı da iyi oldu. İnsanların sevincini içimde yaşarken bunu anlarken tepkilerim biraz ruhsuz sanırım. Ama içim öyle değil bilmelisin. Biz eskiyiz biz birbirimizi anlarız. Biz birbirimizi öyle iyi tanırız ki ne dersek diyelim ne yaparsak yapalım hep birizdir. Hepinizi ÇOK SEVİYORUM. biliyorsunuz değil mi?

3 Nisan 2012 Salı

Nereye gidiyoruz..


Benim bir kızım var. Geleceğinin nasıl olacağını bilemediğim. Onun yolunu aydınlık tutmaya çalışırken , bunun için mücadele ederken ,güzel bir gelecek sunmaya çalışırken yolunu karartan zihniyetlerle nasıl baş edileceğini bilmiyorum.Nasıl bir dünyaya hazırlıyorum diye düşünürken devletin aldığı kararların aslında çocuğumun hayatına müdahil olamadığımın göstergesi.


Okula başladığını , formayla onu görmeyi hayal ederken , bunun için de daha zaman var diye düşünürken her dakika değişen eğitim sistemi beni kaygılandırıyor.


Nasıl bir sistemdir ki bu nasıl bir ülke?


Eğitim sisteminin belirsiz olduğu,adalet sisteminin çöktüğü,  Sağlık sektöründeki problemler...her an bizlerden alınan vergiler,bir kılıfa sokularak gündem değiştirmeye yönelik yapılan zamlar...


Köşe yazılarında, çıkarılan kitaplarda, muhalefetin dilinde olan şiyayet ve olanı eleştirme dışında neler yapılıyor diye bakıldığında koca bir hiç çıkıyor karşımıza. Biz olanı ya da çıkacak yasayı şikayet edip eleştirirken, çözüm üretemediğimiz apaçık ortada. Çözüm üretenlerin de sesinin kısıldığını da görmedik değil. Ülkenin yarısından fazlasının seçtiği parti  söz konusu olunca her hakkı kendinde gören , istediği gibi yasa çıkartıp kabul gören Atatürkçü düşünceyi engelleyerek gelecek nesillerin bu önemden mahrum etmeye çalışan bir oluşumla kim nasıl mücadele edecek?


Bu gidişi değiştirecek 3 kişi var hayatımızda bilinçli anne, bilinçli bir baba ve bu değerleri kendinde bulunduran öğretmenlerimiz.


Gelecek nesilleri yetiştirirken ilk görev anne ve babaların, sonra bu eğitimi pekiştirecek, destekleyecek ve gören ,bilen ,  her şeyden haberdar olan bir nesil yetiştirecek olan öğretmenlerimiz.


Bizler doğruyu bildikçe çocuklarımız da bu doğruyla yaşayacak ve söyleyecek sözleri olacak.



Sürprizzzz

Babamızın doğumgününü kutladık . Pastayı ben yaptım:) Görüntüsü çok başarılı olmasa da  tadı çok güzeldi. Yahu ben anlamadım bu adam yaşlanmıyor.Öyle bir niyeti de yok. Ben niye böyle oldum anlamadım!!!İ

 Sude coştu:)

 Kıskanç bakışlarla yakalandı...:)


TOPRAK KOKUSU

Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Her gece başka yerlerin hayali...