30 Aralık 2010 Perşembe

mutlu yıllarrrr

BU DA BİTTİ....

Fotoğraf makinamız paramparça olduğu için yenisini alana kadar yazılarla idare edeceğiz artık.

Kocaman 1 yıl daha bitti. Nasıl bitti ne zaman bitti anlayamadım. Belki biraz hüzünlü,zor, yıkıcı bir yıl olmasının yanında aslında çok da güldüğümüz ,sadece abimin eksikliği dışında  ailece bir arada olduğumuz bir yıldı.. Sude nin büyüyüp,bizi çok mutlu ettiği, yüzünde güller açtığı, bizi tam olarak aile yaptığı  çok güzel bir yıl ...
Ağladığım günler de oldu, kahkahadan gözümden yaş geldiği günler de, benim için önemli olan biriyle barıştığım ama bir o kadar sevdiğim başkasıyla bağlarımızın koptuğu da....Sinirlendiğim de oldu, aman boşver dediğimde....Kardeşim, dostum arkadaşım ailem jasminimi göremediğim çok özlediğim bir yıl...
Ama 2011 senden çok şey bekliyorum. Haberin olsun.
...Sağlığımın düzelmesini ve bol sağlıklı günler
...Maaşıma zam
....Aşırı mutluluk
....Eski dostlu günler(lalan boşver almanyaları,fatoşşş dövecem seni içmeye gidelim,.......................ve boşluk)
....Para
Duydun inşallah....

Ve ve...

Sağlıklı, mutlu, bol paralı çoook güzel bir yıl geçirmeniz dileğiyle....Gülümseme hiç eksik olmasın yüzünüzden....

29 Aralık 2010 Çarşamba

KARMAKARIŞIK

Çok sıkıldım artık..Yeterrr!!! Sabah 06:55 Beylikdüzü - Bakırköy hattındaki yolcularla ahbap olduk. Herkes aynı, herkes her sabah aynı modda. Uykuu...Herkes ineceği durakta otamatik olarak uyanıyor,diğerleri uyumaya devam:-)
Ne zamana kadar sürer bu böyle..Evde olsam , yemek yapsam , pasta börek çörek, pazara çıksam sonra alışverişe... Sudeyle eylenceye, parka, gezmeye...Sinemaya...Şimdi saysam neler bulurum..Ama gel gör şu anda hala daha çalışmaktayım ve uzun zamanda bu böyle devam edecek sanırım.
Dün sabah sude de benimle uyandı.
-Anne ne olur gitmeee.
Tabi onu kandırmak için devreye giren klasik sözcükler.
-Ama çalışmazsam sana hiçbir şey alamam.
-Ama benim herşeyim var;
 diyen akıllı kızım ne yaparsa yapsın işe gideceğimi anlayanınca sonunda annanesiyle birlikte yatmaya gitti onun arkasından bakarken düşünceler birbirine karıştı.
-Para para para , varlığı bir dert yokluğu yara.....

Böyle hayal etmemiştim sanırım.Sanırım mı, tabiki hayır.Hiçbir şeyi böyle hayal etmemiştim çocukken. Herşey daha toz pembeydi ya iyi ki de öyleymiş.Şimdi arada bir yüzümde oluşan sessiz tebessümlerin sebebini biliyorum hiç olmazsa:)
Yarının neler getireceğini bilmiyorum ama hala umutluyum güzel günler gelecek, güzel günler yaşanacak...Yinede bu kadar umut çerçevesinde 30 'lu yaşların ağırlığını hissettiğim zamanlarda biraz depresif biraz yalnız biraz hüzünlü olmak da normal değil  mi?Eh her zaman gülecek değiliz ya ağlamayı da  üzülmeyi de bilmeli insan kendini telkin etmesini de , çekip çıkarmasını da...Bugün olmazsa yarın yarın olmazsa mutlaka bir gün bitecek dersin , doğru da edersin.
Çünkü her gecenin gündüzü vardır,12 saat 24 saat ,6 ay...Yok yok gece gündüzü karıştırmayalım bence:)Sonuçta böyle devam etmeyecek, böylesi karamsar ettirmeyecek beni ..Bundan çıkmasınıda bilirsin sen Banu. Haydi mücadeleye devam.

21 Aralık 2010 Salı

öylüle gidelim....

Pazar günü Eylül hanımı ziyarete gittik. Gider gitmez oyuna daldılar. Sanırım biz de o sırada daldık...Yooo dalmasık, 55 ailesindeki klasik temizlik görevimizi yaparken ( Neyse bu konuya daha sonra geleceğim)kızların tospiğe çektirdikleri eziyetleri fark edemedik. (Tosbik mi ? Eylülün kaplumbağası)Fatoş kızların yanına gittiğinde tospik travmaya uğramıştı sanırım. Hayvan korkusundan kabuğundan çıkamadı bir süre...
**********
Şimdi gelelim diğer konuya....
Fatoşun bizde kalma durumlarında sevgili Ayşe hanım bir pürüz çıkartırdı muhakkak. İstekleri bitmeyen kadın..Ayşe Ellibeş

-Ayşe Teyze fatoş bizde kalabilir mi
-Olmaz
-Ayşe Teyze lütfen ..
-Peki yerleri temizleyin bakarız...
ya da
-Ütüler bitecek öyle
ya da
-pisyedili oynayacağız yenersen fatoş gelebilir...(10 el)
ya da
-toz alınacak
ya da ya da ya da.....

yapılacak bir iş muhakkak bulurdu. Biz saatler süren ev işi sonrası birlikte kalmanın mutluluğuyla biraz da yorgunlukla şükür çıkabilirdik evden:)
Tek şart sabah eve erken gelinecek...Tek şart mı dedim pardon 1000'inci şart....:-)
O günlerimizin kabusu .....Ha bu arada bayram günü o cici kıyafetlerimle kafamdan aşağı yediğim 1 kova suyu unutmadım :-)












Sarılırlar....
Daha çok sarılırlar....

Ve düşerler....



Popolarımız acıdıııı....




14 Aralık 2010 Salı

EV HALİ...


Deniz mavi, bulut mavi ,gemi yeşil, güneş kahverengi.
-Sude güneş neden kahverengi
-Güneş her renk olabilir
O da güzel....




Aloooo...Oynuyoyum....


İyiki doğdun banuuuuu....



Anne üfleme mumları yakmam lazımmm..
Makas çakmak olur..şıkşık..

Favori oyunumuz saatlerce oynayabiliriz..








Baba traş olurken dikkatlice izlenir:)

1 Aralık 2010 Çarşamba

BEN ...

Konuşmak...Artık benim için ne kadar zor oldu.
Rüya gördüm demiştim ya..Rüya mıydı yoksa düşündüm mü bilemiyorum. Uyumamıştım daha uyumak üzereydim düşünüyordum.Düşüncemde Çok ağladım ağladım ve sana sarıldım..Anne gibiydin, kardeş gibi, dost arkadaş gibiydin. Okadar rahatladım ki o anda.Ağlamadım daha...
&&&
Gezmek,dolaşmak , istanbul'u...
Çok zaman oldu . Ha gittim ha gideceğim derken, sandi onuda düşümcemle erittim. Gezdim dolaştım . kafamda oldu bitti işte:)Ne güzelmiş İstanbul gezilecek ne çok yeri varmış.
Niye bu kadar geç kaldım ki!!!

Evde delilikler...

Pes ...bu kadar olur...Kırdın bisikleti kırdınnn...



hımm..neydi acabaaa...






Koşturr.....











Uyurmuş güya

Aşçı olmuş..Bu yeleği takıp -Ben aşçıyım..diye dolaşan bir tip....



Ziyaret...

Pazar günü gezmelere gittik:) Sude hanım doğumgünü arkadaşlarıyla birlikte çok güzel bir gün geçirdi. Ve akşam olunca eve dönme konusunda yine problem yaşadık. Anne 5 dakika daha....
Resim çekinmek için sıraya girdiler. Beni çek ,beni çek...Ancak sudenin elinde haşat olan fotoğraf makinasındaki bozulmalardan dolayı ancak bu kadar çekebildim:(



















TOPRAK KOKUSU

Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Her gece başka yerlerin hayali...