31 Temmuz 2010 Cumartesi

SUDE'DEN NAMELER

Annem'in anlatımıyla sabah uyanıp bezlendiğini gören sude

-Bıttım bıttım bu annemden bıttımmm ..Ceza veyeceğim ona..Offf yine bezlemiş beni...

AAA peki öylemi dedim...Akşam bezlemedim. Sonra o güzel uykusundan uyandırp çişe götürdük hanımefendiyi...Götürmeseydim keşke yıktı yine ortalığı...Çişini de yapmadı tabii..Peki kötü anne ne yaptı tekrar bezledi....

...........

Eve geldiğimde yemek yememe bile izin vermeden;

-Hadi hadi oynayalım...
-Dude yemek yesem
-Olmazzz.Ben sana yemek yapacağım şimdi gel..
-Ne yemeği
-Çakacıktan merlimek...

...........

Telefonla..

-Aşşımmm yaberr..yapıyosun..
-Oynuyoyum...Benim yapıştıymam bitti..Çilek kız var ama onda yapıştıyma yok ki..
-Sende hamurunla oyna
-Benim yapıştıymam bitti...
-Tamam o zaman sende başka bir şeyle oynayabilirsin...
-Ama benim yapıştıymam bittiiii...
-O zaman boyama yap
-Yaa benim yapıştıymam bitti dedim........(Daha ne kadar sürdürecek acaba..Tamam akşam getireceğim dememi mi bekliyor...edettt)
-Peki akşam ben sana alırım tamam mı?
-pooh lu olsun...

............

Fotoğraflara bakarken

-Anne beni denice götür..Hani gitmiştik yaa...hani ben oynamıştım yaa..kumlayla..tovamı da almıştım yaa..oyaya gidelim mi..??
-Tamam
-Ama ünye nin denicine
-Ama Ünyeye gidemeyiz ki Sude orası çok uzak
-Ama İctambulun denici pisss...Oyda yüzemeyiz kiii...
-Havuza gidelim ozaman
-Oymaz.Oyda kum yok...

..........

Anne kızını severken..

-Senin dötünü yerim...
-Sen döt mü dedinn...
-Aaaa pardon..Ağzamından kaçtı..
-Çok ayıp anne ..popo diyeceksin...Döt ayıp..(Bunları annaneden mi öğreniyor?)

...........

29 Temmuz 2010 Perşembe

ÖĞÜT

Bir gün bir arkadaşım bana 30 yaşıma kadar hiç kimsenin öğretemediği bir şeyi öğretti.Hayattan çıkaracağın en büyük derslerden birini.O'nu bir daha görürsem diyeceğim ilk şey şudur ki:Teşekkür ederim,içten gerçekten teşekkür ederim...

Belkide bu yaşıma kadar hiç aklımdan geçirmediğim bir şeyi...Hani birlikte oturup bir yudum kahve içmek , çay içmek vardır ya, onun muhabbeti sohbeti farklıdır ya...Ben aldığım bu dersten sonra çaydan da , kahveden de nefret ettim...O gün kafana dankkk eder ya aynen öyle..Sonra bir baktım doğrusu zaten buymuş..Neden göremedim ki daha önce bunu.Pencerem küçüktü sanırım.Ama yine de her şeyin bir zamanı vardır sözü burada yerine oturuyor.
Ne demişti büyüklerimiz..Bugün düşündüklerini yarın aynı şekilde düşünmeyeceksin..Adımlarını ona göre at...
Bak nasıl geçiyor hayat..Adımlarını doğru atarsan üzülmezsin, yanlış yapmazsın,...
Ama yinde sen içindeki sevgiyi kaybetme ama herkese karşı değil...Bazen anlaşılmaz senin dediklerin..Bu nedenle sadece sus...Konuşma sırası gelince konuşursun,gerek varsa...

Bazen neden yaşıyoruzki sorusunu kendimize soruyoruz..Sadece ben değil eminim ki hepimiz..Sonuç herkese göre farklıdır..Benimki de...
Neden ne olursa olsun buradayız işte.Bazen ağlarız , bazen güleriz,bazen kızarız,bazende hani ağrı ama garip bir ağrı.acı derler...İşte bundan dolayı unutmayı da bilmeli insan, yoksa nasıl geçer zaman?
Pişmanlıkları,anıları,kişileri unutmak da gerekir bazen;doğanın kuralları gibi..Bir varsın,bir yoksun.Birazda abartmadan,dramatikleştirmeden yaşamak gerekir ..
Oluruna bırakmak,durulmak...
Birgün daha da büyüdüğümde eminim bu dşündüklerimi de düşünmeyeceğim.
Çünkü bilirimki Büyüdükce küçülürsün...


28 Temmuz 2010 Çarşamba

KİTAPLAR

Kitap manyaklığım başladığından bu yana okuduğum en zalim kitaptı.İlk sayfadan itibaren neler olacağını hep merak ederek ve aplanın deyimiyle uykumu bölüp hatta bazen iş yerinde bile dayanamayıp göz atıp okuduğum bir kitap oldu. Ama okudukça yıkıldım,okudukça gözlerimden yaş gelmesin diye kendimi tuttum..Aplanın sayfasına yazdığı diğer bir kitapta Küçük Arı...Yaa içimi kararttın be...Neyse ben yinede iyiki okudum diyorum. Ama basit bir anlatımı da olsa hafızamda yer alan kitap şimdilik Sil Baştan..Tam benlik kitap ...Olağan dışı...:)

Şimdi gözümü başka kitaba diktim...Ateşböceği Yolu...

Görme problemim , boynumda kireçlenme, ağrılar artsa da kendimle başbaşa olduğum tek an.. İşe giderken uzun yolun, sıkıntılı otobüs yolculuklarının çekilir tek tarafı....

27 Temmuz 2010 Salı

GECE GEZMELERİ

Birazda gezmek gerekir dedik Ufukla dışaarı çıktık.Sudeye yalannnn söyledik yine.-Baba biraz hasta ilaç alacağız..Biraz geç gelebiliriz sen annanenle oyna tamamı....Yalana bak..Ne kadar yalancısınız der gibi baktı ama bir şey de demedi..-İzin verdim gidebilirsiniz dedi sadece:)Ama gelirken 5 tane cd istedi..Dışarı çıkmak için bu kızı rüşvete biz alıştırdık...İnanamıyorum nereye kadar gidecek bakalımm...















HAVUZ KEYFİ

Yine bir pazar...
Sabah deniz niyetiyle çıktık...Tekirdağ taraflarına kadar gittik ama deniz rezaletti...O kadar yol gidip denize giremeden geri dönmek...Bizim oralar gibi var mı dedirtti insana.Karadeniz ama en güzeli....Neyse gittik ama hiç kalmadan anında geri döndük Rezil 2 saatti...Biz de soluğu havuzda aldık.İyi ki de gelmişiz.Sude tek başına yüzmeyi öğrendi.Kollukların yardımıyla suyun üzerinde durdu, kendi başına yüzdü.Çok keyifliydi bunu görmek.O da çok mutlu oldu . Akşam babası gelir gelmez -Biliyormusun ben tek başıma yüzdüm..Babasının aferin sana demesi Sude için büyük mutluluk.(Ben desem o kadar olmaz)
Bu arada başınaki çember de ne demeyin Bonesiz almazlarmışş..Bonemiz yok ama çemberimiz var:))















GEZENTELER...:)

Fotoğraf makinamın azizliği yüzünden 2 hafta önceki resimleri daha yeni yayınlayabildim. Şükür Diyorum.

Pazar günü mutlu bir şekilde kalktık yatağımızdan . Sabahları annesiyle ve babasıyla uyanmaya bayılan ve bu nedenle en sevdiği gün olarak pazarı seçen sude hanım annesini ve babasını kocaman öperek uyandırdı. Güzel bir gün bizi bekliyordu.Bu gün ne yapsak acaba...
Piknik yapalımmı sude EVETTTT...
Hazırladık herşeyimizi. Bisikletimizi bile aldık. Koyulduk yola.Fatoşun tavsiye ettiği Florya Piknik alanında aldık soluğu.Bayıldık buraya .Alabildiğince yeşil...Bizimki koşturdu durdu..Hamak da aldık. :)Pikniğin en eğlenceli kısmı...
Sude çıplak ayak yürüdü çimenlerde, ben bile...
Koştu ,bisiklete bindi.Parkta oynadı(daha çok çingenelik yaptı). Ve hamakta sallandık.O beni salladı desem daha doğru olur. Bugün bende yeterince dinlendim.Hamakta yatarak rüzgarın hafifliğiyle gökyüzünü izlemek huzur verdi..Uzun zamandır olmadığım kadar...Ve sonra ver elini Emirgan,Hisar...Çay bahçesinde dinlendik çayımızı yudumlarken..Sude denizi izledi bolbol..Geçen gemilerden alamadı gözünü..-Anne beni gemiye bindir..Haftaya adres belli oldu yani..Paza günlerinei seviyorummm...Keşke hergün pazar olsa...
Sudenin gözünden






KOCAMAN ÖPÜCÜK ANNEYE...



BENDEN ÇOK ANNEMİN İHTİYACI OLUYOR BÖYLE GEZMELERE..EEE SUDEYE BAKIYOR KOLAY MI:))












SUDE-BANU KARIŞIK(BENDEN GÜZEL ÇEKMİŞ)









İŞTE HAYAT BUUU...YATTTTTT........




HUYLU SUDE ÇİMLERE BASARKENNN...





















UYURMUŞ GÜYAA


YERİM SENİ ANNESİNİN GÜLÜ....














Bu park Sudenin deyimiyle Eylöllerin parkı. Burada çok eyleniyor. Kalabalık ve çok büyük oyun alanı olması da bir neden tabii...



PARK DELİSİ...

















18 Temmuz 2010 Pazar

ÜNYEDEYİZ

Ve tatil...Sonunda ...
En çok mutlu olan ve en çok eğlenen sude oldu taiki..Babedinle hüllayla çok eğlendi. Ve o kadar mutluydu ki bir kere olsun o klasik mızmızlıklarını yapmadı. Denize girdi bol bol..Kuma bastı,parkta oynadı, gece gezmelerine çıktı,zıpzıpa bindi....Ne kadarda yaradı tatil ona...Keşke hep tatil olsa...
Son dakika karar verdik çıkmaya.Gece saat 22:00 karar verdik apar topar valiz hazırladık. Uyuyan sude hanımı arabaya yatırdığımız gibi saat 01:00 de yola koyulduk. Sabah 11:00 di ünyeye geldiğimizde. Ne kadar da özlemişim . 2 yıl oldu görmedim. Havası bile bir başka..
Neyse çok da duygusallaşmadan devam edelim.
Dedğim gibi ben de mutlu oldum sude de, ufukta. Ailece gezdik.ailece uzun zamandan bu yana birlikte zaman geçirdik...
Lalanı gördükkkk..Dilayı yaramaz lenayı...Ve anladık ki çocuklar olunca muhabbet olmuyor.Telefonla konuşmaya devam lalannn:))
Ve 5 gün kaldık ama bu bile yetti.Çok güzeldi daha ne olsun ki..HEP BERABERDİK...

TOPRAK KOKUSU

Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Her gece başka yerlerin hayali...