15 Nisan 2010 Perşembe

BİRDEN DÖKÜLÜVERDİ İŞTE...

Sabah erken saatte işe giderken ya da akşam eve dönerken aklımdan geçirdiğim bir çok düşünceyi yazıya dökmek için niye bu kadar bekledim bilmiyorum.Yazmayı pek sevmediğimden midir?
Hayat kendi halinde akıp giderken yaşanmış bir çok anıyı o coşkuyla hatırımdan geçirmek bu aralar benim için inanılmaz bir moda oldu;yolda giderken yoğun kalabalığın arasında kendimi gülerken ya da gözleri anında dolmuş ağlamaya hazır yakalamak biraz komik, biraz hüzünlü.
Özlemek güzel bir duygu ama bu şekli ile benim için içinden çıkılmaz bir boşluk oluveriyor. Artık gelmeyeceğini , bir daha yanında olmayacağını bilmek ne kadar kötü bir duyguymuş; bunu yaşamak mı bana düşen?
Şu ana bakılırsa herşey yolunda gidiyor gibi görünür ya aslında her şey olması gerektiğinden de ters gitmektedir ama sen Polyanna' nın koluna girmiş mutlu, mesut; etrafına gülücükler saçarak oynaya zıplaya geçiverirsin bu döngünün içinden.
Ama aklında tek bir soru vardır, hep aklında her an yanında:NEDEN?
Sen neden diye soradur, emin ol ki dışarıda hayat seni beklemeden var olan hızıyla akıp gider...Ve sen pencerenin arkasından Polyanna' yla birlikte bakıp kalırsın:)
Bu pencereden bakarken neler kaçırdığımı bilmek zor değil...
Hani eskiden zamanın nasıl geçtiğini farkına varamazdık ya , şimdi o kadar sıkıcı ki...
Seni çok özledim..Seni o kadar çok özledim ki , her gün aklımdasın bu ne garip değil mi bağımlılık gibi :) ama doğal diyorum senelerin alışkanlığı.Nasıl geçebilir ki.
Özlemek ne kötü bir kelimeymiş...Şimdi bunu çok net anlıyorum. Hani ağlamak istersin ama ağlayamazsın; gülmek istersin doya doya, ama gülemezsin..Hep bir şeyler tutar seni kalıverirsin ortada.Böyle garip bir duygu. Aslında hayat o olmadan da devam eder derler ya, yalan...Ne kadar mutlu olursan ol, ne kadar huzurlu olursan ol, kahkahayla da gülsen, kötü bir tat kalıveriyor dudağının kenarında. Senin için önemli olduğunu hep bilirsin ama çok önemli olduğunu işte bu zamanlarda anlayıverirsin.
Şimdi yanımda olsan; sana o kadar anlatacağım şey var ki , her şey o kadar birikti ki, nefes almadan 2 saat anlatabilirim.Seninle konuştuğum zaman bütün yüküm hafifler bilirsin. Sen beni anlarsın.
Şimdi bu kadar yazdım da eee diyeceksin. Eee si öyle işte yazdım boşver.
Arada bir yazarım ben böyle. Yazarak biraz daha büyürüm. Büyüdükçe büyümenin nasıl bir şey olduğunu daha iyi anlarım.
Saygılar...



1 yorum:

pıtırcığın aşkı,lupinin annesi dedi ki...

böyle şüpheyle yaklaşmazdım eskiden olsa! ne acıdır acaba demek...

TOPRAK KOKUSU

Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Her gece başka yerlerin hayali...