ben gibi karmakarisik

ben gibi karmakarisik

21 Ağustos 2015 Cuma

Ve tatil biter...

Off.. 12 gün ne çabuk bitti. keşke hep kalsaydım dönmeseydim dediğim bir tatil oldu. Memleket işte .Ötesi var mı..12 günü anlatmak zor .En güzeli resimler.







25 Haziran 2015 Perşembe

gitmek mi kalmak mı ??




Ya gözlerimi kapatıp kulaklarımı tıkayıp oturacağım, hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya devam edeceğim  ya da bu asi ruhum yeter artık deyip bana yapılan haksızlığa karşı tepkimi belli edeceğim. Haydi bakalım Banu büyük sınav var önünde!!! İyi düşün bakalım.

20 Haziran 2015 Cumartesi

iyi ki varsın..

Canımın parçası,annesinin arkadaşı yoldaşı ,her şeyim..İyi ki doğdun, iyi ki varsın, iyi ki benim kızımsın,,vazgeçilmezim....








9 Haziran 2015 Salı

gezdik mi gezdik işte:)

Yoğun geçen hafta sonrası , İstanbul dışına çıkıyorum diye kurduğum hayallerin yarım yamalak oluşu, neyse hiç gitmemekten iyidir yine.
Pazartesi konya yolu , Salı benim için  toplantı , gerginlik , yorgunluk ;bizimkiler için ise gezmece eğlenmece :) Çarşamba trenle Ankara..çok keyifliydi.Hatta tren yolculuğu hiç bitmesin istedim.Öylece gidelim gidelim..Ankara her zamanki gibi yağışlı , bulutlu , karanlık..Yağmur da olsa çamur da olsa Anıtkabir e gitmemizi engelleyemedi:))

 Arabayla yolculuğa başlanır,cümbür cemaat:)
 Trenle Ankara ya gidilir,sude ilk kez trene biner:)
 Sude ilk kez Anıtkabir i görür, hayranlıkla her yeri inceler...

 Şaşırır:)
 Eymen in doğumgünü yapılır,

Otobüsle İstanbul a dönülür:))

8 Haziran 2015 Pazartesi

yalan dolan...

Bugün umutlu gün ,bugün her şeyin değişeceğine inancımın tavan yaptığı bir gün!!!

Tabiki değil. Secim muhabbetimi blog' uma yazmak istemem ancak sadece şunu söyleyeyim.Öyle bir duruma gelmişiz ki istenmeyeni gönderelim derken istenmeyen diğerleriyle karşı karşıyayız. Bundan sonraki süreç açık gibi görünse de bu ülkede hiç bir şey değişmez..Erken seçime gider sonra yine kara kara düşünmeye başlarız...Milletçe  önümüze sürülen tablo bu. Belki de bunlar sadece bir kurgu, neyin ne olacağı baştan belli, belkide bir oyunun içinde olduğumuzun hala daha farkında değiliz...Oyun içinde rolünü bilmeyen beceriksiz oyuncular gibiyiz...

29 Mayıs 2015 Cuma

uyku uyku uyku...



Nereye kadar Banu. Sürekli uyku halindesin,tamam anladım bahar diyorsun da bu baharın bu kadar marifetinin olduğunu sanmam;kilo almanı durduramadığın için vücut ağırlığını taşımak zorlaşmış olabilir  mi acaba seni? Ya da sürekli yemek yediğinden kapama moduna geçemeyen ağzın hazır böyleyken dur ben bi esneyeyim uykulu uykulu demiş olabilir mi acaba..Seni bekleyen bu kadar iş, tutulması gereken hedefler ,aldığın maaşın karşılığını bekleyen patronların varken artık silkelenip kendine gelir misin lütfen...
Tamam anlıyorum üç gecedir sıfır uyku çekmiş olabilirsin..Her yerin ağrıyor da olabilir, hastalıklı bir durum içerisinde de olabilirsin ama unutma ki bunlar tamamen psikolojikk..turp gibisin maşallah...Haydi kendine gel biraz..

27 Mayıs 2015 Çarşamba

UÇAK YAPARIM..ALIR SENİ UÇARIM

Yine sabaha vardım
Aynı yüzleri gördüm
Ne yaptıysam aklımı,
kaçıramadım..
Yalan gerçek başımı aştı
Usanmadan aradım aşkı
Buldum ama senden çok uzaktı,
vazgeçemedim..
Bir oyuncak gemi yaparım
Kara kara sayfalardan
Uçak yaparım
Alır seni uçarım
Giderim bu diyardan..
Günler aylar beni dinlemez
Durmuş zaman beni anlamaz
Sevdanın kendi kuralını çiğneyemedim,
çiğneyemedim
Bir oyuncak gemi yaparım
Kara kara sayfalardan
Uçak yaparım
Alır seni uçarım
Giderim bu diyardan..

Dün gece film izlerken duydum bu şarkıyı..Yıllar olmuştu dinlemeyeli..İnsanın geçmişe bir müzikle dönmesi hem çok güzeldi hem de garipti.Duygular karıştı.küçük tebessüm üzüntü mutluluk , özlem ...Ama güzeldi yaa..bu günüm de  Haluk Levent  ...Son ses kulağımda..

14 Mayıs 2015 Perşembe

iletiii:)

Hımmm..şimdi küçük bir özür..Laloşum. Seni dinlemedim. Çok özür. O an asıl Fatihin telefonunu kapamam gerektiğini biraz geç idrak ettim sanırım:)


offf..pufff..yaşasınnn..

Ben bugün  aptal gibi,  çok neşeli ,panik , heyecanlı:)) karmakarışıkk oldum.

Sabah işe geç kalmanın berbat hissiyatıyla koştura koştura dolmuşa yetiştim. O sırada paramı evde unuttuğum aklıma geldi. Geldi de normal bir insan dolmuştan iner ve eve döner parasını alıp kendini  garantiye alarak yola tekrar çıkar. Ya ben? yooo ben öyle yapmam. Akbilde muhakkak vardır bişeler derim. 

 Neyse cebimde her zaman olan 2 tl bozuk parayı dolmuşcu abiye verdim.  Sırada metrobüs var. ..eee  hani akbil doluydu banu...yok tabi her zamanki gibi ben yanlış hatırlamışım:)) Neyse ki hala daha iyi insanlar var şu dünyada. Sadece Allah razı olsun de diyen biri çıktı. Haydi bindik metrobüse. Tabi ben bu sinirle kavgayı patlattım. Ya kardeşim zaten kardeş olmuş gidiyoruz,ne demeye yer olmayan metrobuste yer açmaya çalışıyorsun. Binme. Mazereti de süper. Geç kalmış. Erken kalsaydın dedim :))Sanki ben hiç gel kalmıyormuşum gibi..

Oflaya puflaya indim. Allah'ım eziyet bitmedi. Sırada metro var. Bu seferde güvenlikçi abiye ağladım:)) Paramı evde unuttum geçebilir miyim. Güvenlikçi abiyi sevdim . 'Tabi' dedi. Ohh çekerek geçtim ki metronun kapısı kapan-ı-yoorr derken bu cüssemle öyle bir atladım ki metroya. o küçük aradan nasıl geçtim  şu an bu durumun fiziğini çözme peşindeyim.

Şükür geldim iş yerindeyim. Bir kahve ..miss..kendime geldim. Sonra güzel birşe oldu. Annemin aklına sağlık.''Banu okul kapanınca biz neden Ankara ya Teyzenin yanına gitmiyoruz?'' Yaşa Anne sen .Nasıl heyecan doldu içime. Allhım ne çok sıkılmışım şu İstanbul'dan 4 gün de olsa bu şehirden çıkabilme şansı doğmuş. Havalardayım bugün.Hala daha uçuyorum. Uçarken de hemen bilet rezervasyonunu yaptım.3 haziran Banu kaçarrrr...


8 Mayıs 2015 Cuma

bu bahar...

Yıllardır aynı şeyin hayalini kurarım ..Sabah çıkılır akşama kadar orası senin burası benim gezilir..karşılıklı bir kahve içilir şöyle denize nazır,iki muhabbet dertleşme gülmece , sonra haydi tekrar yollara gezmece yeni şeyler görmece , pasajlarda  incik boncuğa bakılır. bir iki tarihi mekan gezilir..karnımız acıkınca ne yesek diye düşünülür , yine gezilir paylaşılır gülünür.....şimdi bir bakıyorum gerçekten yıllaaaaaar olmuş aynı hayali kuralı..

Küçük hayallerim oldu ya benim..buda küçük hayallerden biriydi..Hep hayal kırıklıklarıyla sonuçlandı, Ben o hayalde olan değil izleyen oldum hep.Bu nedenle şöyle bir sorguladığımda , yine ok bana döndü, 

İnsanlar değişir ,sen olduğun yerde sayarsın;

Bu bahar iyi gelmedi....

3,5 :))

30 saniyede su gibi olan , yüzümü sabunla yıkadığımda bile bu kadar çabuk çıkmayan göz makyajımın 3 saniyede temizlendiği, önümde beliren ışıkla üç buçuk atarak eve koşan bir ben...Bu neydi ya ..
Vücudumdaki elektrikten gün içinde her dokunduğum yerden çarpılan ben o saniyede dedim ki Banu  bu yıldırım sana düşer..buraya kadarmış,demek ki ölümüm bir yıldırım düşmesinden olacakmış:))Dış kapının açılması ve benim binaya girişim...Yaşıyorummm....

6 Mayıs 2015 Çarşamba

misafir geldi:))

Moral diplerde derken gelen misafirim beni o gün içinde olsa çook neşelendirdi.Onu ben öpe öpe bitiremedimmm..kokladım meleğimi ..çok özlemişim ama ben..İlk başta küçük bir ağlama moduna girmiş de olsa kan çekiyor işte.. sonrasında bir kahkaha bir şımarıklık bir gülücükler...Sonrası iş yeri demeden yerlerde oynayan hala kız modu:))

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Bilmiyorum..

Bugün de olmadı . Bugün de mutlu kahkahalar atamadım etrafıma. Nedensiz bir çöküş içindeyim bir süredir. Sanki yapılmış bitmiş bir puzzle ın tamamen dağılması gibiyim...Ne yorgunluğu ne de 'işe yaramaz bir insan' düşüncesini üzerimden atamıyorum.Gece uyurken aynı düşüncelerle uyuyor sabah aynı düşünceyle uyanıyorum. Her bahar içimden hep gülmek ve güldürmek gelirken şimdi bomboş içim ..
Ne bahar umrumda ne de yaz...
Acaba şu müziği dinlesem kemdime gelir miyim diyorum ya da biraz alışveriş yapsam ya da çıksam sabahtan evden akşama kadar gezsem dolaşsam özlediğim yerlerde..
Müzik işe yaramadı alışveriş de:) Geriye son şık kaldı..İşe yarar  mı acep ..

2 Mayıs 2015 Cumartesi

sakinlik...

Ah beee

Bugün ne kadar farklı müzikler dinlediysem de işe yaramadı . Şöyle baharın güzelliğine kendimi kaptıramadım.  Kendime dönmeye içime kapanmaya başladım yine..Sorgulamalar, küskünlükler kırgınlıklar içimde doldu taştı ,,Çocuk gibi ..

Böyle zamanlarımda en çok sorduğum soru..Eh banu bu yaşa geldin de isteyip de yapamadığın ne kadar çok şey var bee..Çok büyük hayallerim olmadı ki benim, Hep küçük hayaller kurdum. Küçük ve mutlu hayaller.Bir sorun var bende muhakkak..Olmuyor be kardeşim...

ben yine..


Herşey Ne Kadar Hızlı Herşey Ne Çok 
Oturup İnce Şeyler Düşünmek için Vakit Yok
En Son Ne Zaman Baktın Gökyüzüne
Ne Zaman Geldin Göz Göze Birisiyle
Ben Yine Yollar Düşyüm Yine Zorlara
Hem Korkak Hem Gözü Kara Uçlardan Uçlara
Ben Yine Taşlara Vurdum Deli Başımı
Sürüklüyorum Kendimi Tesadüf Aşklara
Yanmışız Ama Halimiz Duman
Yetmiyor Zaman Aman Aman Aman
Ne Kadar Oldu Vapurla Karşıya Geçmeyeli
Oturup Bir Çay Bahçesinde Çay içmeyeli
Ne Zaman Alıştın Sen Yalan Yalan Söylemeye
Kendini En Seveninden Bile Gizlemeye
Ben Yine Yollara Düştüm Yine Zorlara
Hem Korkak Hem Gözü Kara Uçlardan Uçlara
Ben Yine Taşlara Vurdum Deli Başımı
Sürüklüyorum Kendimi Tesadüf Aşklara
Bir Adım Atsaydın Ben Hazırdım Halbukü
Kendini Bıraksam Taşırdın Git Gellerini
Neden Kabuk Bağlamaz Ki Bu Gizli Yara
Biraz Daha Dayansaydın Sarardık Belki
Www.YeniSarkiSozleri.Org Şarkı Sözleri
Sürüklüyorum Kendimi Tesadüf Aşklara
Yanmışız Ama Halimiz Duman
Yetmiyor Zaman Aman Aman Aman
Ben Yine Yollara Düştüm Yine Zorlara
Hem Korkak Hem Gözü Kara Uçlardan Uçlara
Ben Yine Taşlara Vurdum Deli Başımı
Sürüklüyorum Kendimi Tesadüf Aşklara

günaydın...

Güneş ısıtmış istanbul u bu sabah. evden adimimi atmamla guneşin yüzüme vurmasını sevdim. Hele de sessizlikde daha da coşkuyla muhabbet eden kuşlari dinledikçe huzurla doldum.  Acaba içinizdeki neşe ve mutluluktan biraz bana da verir misiniz bugün ?

24 Eylül 2014 Çarşamba

başka bir şey

bu başka bir şey..tarifsiz


Her şey yarım kaldı yine ne tuhaf
Aşk yarım, nefret yarım, hayat yarım
Bir yanım kaçar gibi kovalar bir yanı
Ne kaldı geriye temiz ve saf

Biraz senin yarın, biraz benim yarım
Bir tek ben bilirim seni sevdiğimi
Bir de sen bilirsin biraz

Kalabalık kuytularda boğulur çığlıklarım
Kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
Vazgeçilmez tutkularda kaybolur yaşadıklarım
Dağılıp giden bir sis halinde

Uzaktan gelir gibi sesin
Sanki hep başka bir alemdesin
Her şeyde biraz seni bulurum
Nerede olsam aklımdasın biraz

Kimse bilmez, kimse duymaz
Bir tek ben bilirim seni sevdiğimi
Bir de sen bilirsin biraz

Kalabalık kuytularda boğulur çığlıklarım
Kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
Vazgeçilmez tutkularda kaybolur yaşadıklarım
Dağılıp giden bir sis halinde...

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Bu sabah..

"kekik kokusu duydum 
kekik kokusu koynunda huysuz gecenin 
uyandım birdenbire 
haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden 
bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden 
yorgunum; 
çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var 
yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına 
düşmanlarım ulaşamazlar..." 

23 Temmuz 2014 Çarşamba

DELİRME GÜNLERİ...

Whatsapp dan alıntılar:))

Günaydınn ..sanmayın bugün düzeldim..hala çok gergin bir halat konumundayım. İp demiyorum..beden ölçülerine göre konuşuyorum. Bu durumda ip olma ihtimalim koca bir sıfır.Hava çok sıcak. Ve ben gelene kadar ter doktum. Yani şu an iş yerinde kokarca kıvamındayım.Teknoloji beynim kadar gelişmedi biliyorum ama şöyle olsaydı kıyafetlerimiz için  klima ..ne güzel olurdu..serin serin işe geliyorsun ..ne güzel olurdu dimi.. bunu keşfetsek mi acaba..yok satar..sonraaaa  cuma...bu arada cumaya daha çok var..nasıl geçecek bu hafta ...bu arada  ben rejime başladım!!!:))))))))))))

''Ne güzel olurdu'' ve'' bu arada ''yi cümlede çok kullanmışım. Bu da anlatim bozuklugina neden olmus. Bazen konuşurken  anlatım bozukluğu yapıyor muyum diye beynimin (olmayan) diğer tarafı kontrol etmeye başlıyor. Ayni anda konuşma bir de bu salak mekanizma çalışıyor. Gel gör ki, pek ise yaramıyor ; sanırım

Anlatım bozukluğu mu istersin..saçmalama oyunu mu??? Hepsi var..ama yine de bugün konuşma ve yazma isteğime ket vuramıyorlar.. Şu an beyin hızlı bir şekilde  ilerliyor ve kendi kendine konuşuyor. Yanlizlik boyle bir şey sanırım. Ağzım kapalı;ama beyin konuşuyor.Evet delirmek buysa..beyin telleri su an birbirinden ayrılıyor..hissedebiliyorum....


11 Temmuz 2014 Cuma

bir gün olacak..

Hep saçlarımın uzun olmasını istedim de senelerdir hep kısa kaldılar..Sabırsızlığımdan mıdır bilinmez hep kestim de kestim..Ama hep uzun olmasını istedim ki rüyalarımda bile saçlarımı hep uzun görür ,üzüntüyle uyanırdım..hala daha aynı..
Bu sabah henüz uzun sayılmayacak saçlarımı dağıttım..oluruna bıraktım..Hani bazıları der ya kuş yuvası mı? Aynen öyle işte ..Rüzgarda dalgalanmasını seyrettim bu sabah.Ve sanki saçlarım rüzgarla buluşunca içimde bir özgürlük , içimde bir huzur,,ne alaka diyeceksiniz de vallahi bende bilmem..İnsan kendini bir güzel ,mutlu huzrlu hissediyor saçlarım rüzgarla buluşunca, rüzgar yüzünle buluşunca...Saçlarımın uzamasını bu nedenle mi istiyorum acaba?Havalı havalı uçuşsunlar şöyle:))
Her zaman karar verip uygulayamayan ben bugün itibari ile saçlarımı yerlere kadar uzatma kararı aldım..Umarım bu rejim kararlarına benzemez:)))

9 Temmuz 2014 Çarşamba

ÖZLEDİMM..

Çok özledim ...Seneden seneye mi göreceğim ben seni..Nasıl kızıyorum bazı şeylere bir bilsen..Ama elden de bir şey gelmiyor..Seni çok seviyor halan..Sen cansın sen kansın...O güzel yanaklarından öperim öperim öperim...



12 Haziran 2014 Perşembe

12 Haziran 2007... 07:45 ... O minicik ellerine ilk dokunduğumda mutluluktan gözümden dökülen yaşların , içimdeki mutluluğun, yaşama sevincimin kaynağı ...Sen benim kalbim oldun , sen benim ellerim , ayaklarım gözlerim oldun ..Ne kadar dua etsem azdır..   
Şimdi 7 yaşında kocaman bir kız ..Neşeli,mutlu,şakacı,sevgi dolu... .Sen tarif edemediğim mutluluksun...Sen benim şansımsın..İyi ki doğdun,iyi ki doğurdum...
SENİ ÇOK ÇOK ÇOK SEVİYORUM..
.Doğumgünün kutlu olsun Annesinin Gülü...

9 Haziran 2014 Pazartesi

BAŞLIK YOK

                   Son halim budur..başka da yorum yok..


erken kutlama:))

Biz doğumgünümüzü biraz erken kutladık..Ama çok eğlendik..mutlu olduk..
Sevgilim aşkım birtanem iyi ki doğdun..iyi ki doğurdum seni..tarifsiz sevgim , her şeyim..Annesinin gülü...Seni çok çok çok seviyorum.....






3 Haziran 2014 Salı

Hala olmak..

Hala olmanın dayanılmaz hafifliği:))mi desem ağırlığımı desem.insan bi garip hissediyor kendini.Sana benzemesi muhtemel biri gelmiş hayata.Kız halaya benzer sözünün yeridir şimdi. ''Gamzeleri mi var yoksa benim de var'' cümlesiyle başladım benzetme modlarına:))İllaki benzeyecek kaçarı yok:))
Hayata hoşgeldin..Güzel günlerin olsun,mutlu bir hayatın olsun..canım benim ..Sude seni çok bekledi..Az kaldı görüşmeye..

Herkesin harcı değil bu şehir,


Büyük şehirlerin insanı değilim ben.Bunu her gün düşünüp kafamı duvarlara vurduğumda bir kere daha anlıyorum. Bu şehir insanı olmak demek fazla enerjiye sahip olmak , yorulmamak , hiç yaşlanmamak , fazla akıllı olmak ve hayal dünyasından çıkmak demektir. Ben bunları başaran biri olamadım. Bu nedenledir ki her gece başka yerlerin hayalini kurarak yatıyorum ancak sabah aynı şehirde açıyorum gözlerimi.
Ben yeşillik isterim, ağaç isterim , çiçek ,isterim korksam da böcek isterim. Temiz hava ,çıplak ayaklarla dolaşacağım toprak , sabahları uyandığımda denizle yüzümü yıkamak isterim.Yaz günleri bahçede kahvaltı yapmak isterim beton evlerin balkonlarında değil. Ayağımı çime basmak isterim ,basarken de 'acaba böcekler ayağıma gelir mi' diye düşünmek ,inceden korkmak sonra da aman boşver gelirse gelsin diyerek toprağın dibine kadar basmak isterim. Yağmur yağdığında toprak kokusunu duymak isterim; bu şehir de toprak kokusu var mı??
Bu şehirde insan yalnız kalıyor..Nerede küçük yerlerin coşkusu kalabalığı.Pazar kahvaltılarındaki bir araya gelen muhabbetle yenen kahvaltılar,akşam yemekleri,telaş içinde hazırlanan iftar yemekleri ve o huzur duygusu. Düşündükçe yıllardır bunlara ne kadar hasret olduğunu farkediyor insan. Hep derler ya eskiden. Ben eskiden olduğunu düşünmüyorum. Bu mutluluğu yaşayan birileri var ,buna eminim. Ben gitmek istiyorum bu şehirden ,hep söyledim hep söyleyeceğim . Gitmek gerek artık.Valizi hazırlayıp, ne var ne yok her şeyini toplayıp  hayallerin yaşandığı yerlere gitmek gerek. Geç değil.

2 Haziran 2014 Pazartesi

Bitmeli , geçmeli bu zaman..

Benim canım, herşeyim, güzel kızım 20 Mayısta bademcik ameliyatı oldu. Bugün 2 Haziran. Hala daha etkisi geçmeyen ve bu arada yaşanan bir çok olumsuzluklar. Artık geçmesini istiyorum artık bitmesini istiyorum. Detayları bile yazmak ve konuşmak istemiyorum. Tekrar bakıp okuyup hatırlamak istemiyorum. Mümkünse hafızamdan silmek istiyorum. Lütfen günler çabuk geçsin hemen geçsin ve iyileşsin artık. Bu ameliyat basitmiş diyenlere tek sözüm..Saçmalık saçmalık saçmalık...
Bu arada en çok insan bu zamanlarda anlıyor ya, zor zamanlarda anlıyor ya; yanındakinin kıymetini, önemini tekrar farkına varıyor ya öyle işte...İyi ki varsınız ino ,  topmo. Arkadaş, kardeş, dost , herşey.. Hemen gittiğiniz için kızıma yetiştiğiniz için teşekkür az kalır kii..

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Bugün tatil olmalıydı..Bu gün güneşle bir olmalıydım ben. Çimlere çıplak ayak basmalı denize uzun uzun bakmalı ..kuşları dinlemeliydim ben...

24 Nisan 2014 Perşembe

23 nisan..

23 Nisan , neşe doluyor insan:))
Aynen öyle oldu. Ne güzeldi o coşkuyu görmek..tüm çocukların neşesini heyecanını görmek. Hele bir de onların içinde kendi  çocuğun da varsa..
O kalabalıkta yaptıklarını izlemek hem ne kadar büyüdüğünü hem de yüzündeki başarma duygusunu görmek çok güzeldi,gurur vericiydi.



21 Nisan 2014 Pazartesi

bahar geldiğinde içime dolan neşe, heyecan, mutluluk..neredesiniz?? bu ara sizi çok arar oldum. ne gelen güne umut ne giden güne özlem..içim hissiz, duygusuz,öylesine işte,hayat öylesine, yaşamak öylesine, ve ben öylesine...



11 Kasım 2013 Pazartesi

mış...

Güzel bir günde açmak gözlerini...Şöyle günesin insanin tenini yaktığı kavurduğu bir günde...Etrafım yeşillik,etrafım çiçek... Bilmediğim türde ağaçlar. Ben sanki hiç yeşil görmemişim, sanki hiç çiçek koklamamışım gibi şaşkın. Bir bakmışım ayaklarım gömülmüş çimlere  toprağın nemi ayaklarımın altında. Yürürken  hafif bir rüzgar eşlik etmiş bana ve ben rüzgarla yürümenin , koşmanın, burnuma gelen güzel kokuların tadına varmışım.Başımı kaldırıp bakmışım gökyüzüne.. .Gökyüzü mavi,gökyüzü bir rüya , gökyüzü ben olmuş...Saçımın teli rüzgarı sevdiği için , ayaklarım çimlerle sarmaş dolaş olduğu için mutluymuş ..Ben bu şaşkınlıkla uzanmışım çimlere, güneş ağaçların arasından usulca yüzüme vurmuş;bir tarafı güneşe doymuş bir tarafı hasret.Bu hava bu koku bu resim sarhoş etmiş beni...Uyumuşum..

22 Ekim 2013 Salı

zaman ve umut

Hayatta güçlü kalabilmenin en güzel yoludur umudu elden bırakmamak. Bazen salak gibi hissettirse de bu durum ; gelecek güzel günlerin habercisi gibidir. Umut etmek seçilmiş bir yoldur aslında, ancak görebilene. Acıyla kederle arası çok iyi olsa da çekilir çiledir; ki sen umut etmeyi bırakmamışsan acıya da dayanıklısın demektir. Bilmelisin ki hiçbir acı hiçbir keder sonsuza dek sürmez.Tabi bu durumda sormak lazım sonsuzluk nedir diye.Sonsuzluğa inananlar için pek anlaşılamayan bir tanımdan ibaret olsa da basit açıklama herkes için aynıdır;dibi de yoktur bucağı da. İste bu kavram içinde acı da mutsuzluk da değişik şekiller alarak yok olur. Bugün ağlıyorsan düşünmen lazım nezamana kadar ağlayabilirsin? Ya da bugün mutsuzluğun dibine vurmuşsan bir düşün bakalım nereye kadar uzanır sonu?
 Dediğim gibi değisik anlamlar yükler zaman, kalpte biraz acı, gözde iki damla yaşla biter,gider. Her acının da mutsuzluğunda adresi aynidir bu nedenle.Şimdi su an ne yaşarsan yaşa...yarin silinip gidecek  bu kaosda.
 O zaman bugün ben istediğim kadar üzülebilirim, mutsuzluğu kemiklerime kadar hissedebilirim, hatta o da yetmedi çıkarım sokaklara bağıra bağıra ağlayabilirim. Bilirim ki yarin bitecek nede olsa...

9 Ekim 2013 Çarşamba

   ne güzeldir keman sesi.bazen alır götürü seni..hayallerin içine dalarsın...dertler kalır geride.  farid ferjat


7 Ekim 2013 Pazartesi

Eylüş'ün doğumgünü...

Geçen her gün bu günden daha güzel olsun,o güzel kıkırdaman var ya hiç eksilmesin yüzünden,Sen hep böyle neşeli, böyle yaramaz,böyle sevecen kal..Ciciannen seni çok seviyor..Doğumgünün kutlu olsun..

4 Ekim 2013 Cuma

Keşkeler...

Yazın bunaltan sıcakların ardından gelen sonbahar.Bu sabah beni çok üşüttü.Rüzgar yüzüme vurdukça yazı özledim yine. Erken mi başladı yaza özlem. Kar yağsın ,giyeyim botları montları ,beyazlar içinde biraz yürüyeyim derken şimdi ne oldu hemen bir soğukta vazgeçtin? Herhalde sonuna kadar yaşayamadım ben yazı.Şöyle deniz kenarında denize karşı içemedim çayımı,dostla muhabbet edemedim,kızımla pazarlar dışında çokça vakit geçiremedim, birlikte çok şey yapamadık da o nedenle sanırım. Geldi geçti bir yaz daha da ben bir şey anlamadım. Şimdi diyorum ki soğuk olsun ben sarılayım montuma soğukta içeyim çayımı ,bir tahta masa, karşımda deniz kabarmış martıların sesleri kulaklarımda...Ya da dışarıda yağmur gökgürültüsü varken girelim yorganın içine,mısırımızı da alalım kızımla Tınker Bell izleyelim..Ya da ;ki en çok bunu yapmak isterim;Uzak bir yere 4 gün tatil.Göl kenarı ,sonbahara inatla yeşil ağaçlarla dolu mis gibi kokan bir hava ...Evet evet gitmeli bu aralar uzaklara, biraz kafa dinlemeli.Oh be demeli insan..Nefes almalı her şeyden uzak.Kış tatili de başka olur güzel olur demeli ver elini uzak her yer..
değirmenler

arada nota..

Ne güzel bir şarkısın sen...hoşgeldin

3 Ekim 2013 Perşembe

Nereden çıktı şimdi bu yazı?

Öyle çok şey yazmak ister ki insan,yazamaz..Düşünceler öyle hızlı geçer ki akıldan bir türlü doğru cümleleri bulup da konduramaz satırlara.Ya da söylemek istediklerin öyle çoktur ki nereden başlayacağını bilemezsin. Biraz kızgınlık, biraz öfke, biraz kırgınlık saklıdır da toparlayıp diyemezsin. Sen kendinle konuşur durursun. Öyleydi de böyleydi diye. Her  gün sabrı ve sakinliği kendine arkadaş bilirsin; yarın olur ,bir sonraki gün olur, ay geçer ,yıl geçer...Arkana dönüp baktığında hiç bir şey değişmemiştir. Her şey aynı.Aslında bilmek gerekir ki sabır değişimin de , kendini yenilemenin de ,mutluluğun da engelidir.Sabır sırtındaki yüklerin ağırlaşmasıdır aslında. Kamburun gibidir,gün geçtikçe zorlanırsın,yürüyemezsin.
Yine de her şeyi bilsen de devam edersin yola.
İşte hayat biraz da böyledir benim için. Sözlerim mutlu yazılarım mutsuzdur.İçim hüzünlü dilim neşelidir, coşkuludur.Sırtım ağrısa da her gün dilimde neşe kahkaha..Derler ki; ne güzel boşvermişsin hayata..
Yinede gülmeyi unutmamak lazım da şu an neden gülemedim ben?
Yoruldum mu ne ..

30 Eylül 2013 Pazartesi

Daha dün gibi.Nasılda hızlı geçiyor zaman. Nasıl büyüyecek, ne zaman yürüyecek ,konuşacak derken; her yaşadığımız ilklere mutlu olurken,anne ,baba derken, kendi yemeğini yemeğe başlarken, sarılıp öperken,Anneciğim ben seni çok seviyorum derken,bana hikaye uydururken,beni sinirlendirdiğinde özür dilerken,canım yansa da kaşlarımla oynarken,kendi başına ayakkabılarını bağlarken,kendi kıyafetini kendin seçerken, dans ederken,gülerken ağlarken....zaman geçti. Ve sen şimdi benim her şeyim,hayatım,yaşam kaynağım okula başladın.Formanla ilk gördüğümde evet artık büyüdün dediğimde büyümenin kendince anlamını kavrayarak yüzüme baktın.Mutlu olduğumuzu gördün,kendini mutlu hissettin. Kaygıların ,korkuların olsa da okula dair,cesaretin ,kendine güveninle bunu da başardın.Seni seviyorum ..Canımsın sen benim..

27 Eylül 2013 Cuma

İKİ CADI..

 Ya bu cadılar..Bir gün bile birbirlerinden ayrılmak istemeyen bu canlar..Bu yaz doydular birbirlerine.Her an birlikte..Hiç mi sıkılmazlar birbirlerinden:)Koca bir HAYIR:)


Babedin gelmiş...

Kuzim geldi uzun yıllardan sonra..Özlemişim,hemde çok özlemişim..Hep gelsen,hep burada olsan,hiç ayrılmasak olmaz mı??





Ünye' den başlasak...

Yılı neredeyse bitirdik; ve ben uzun zamandır yazmadım bloguma..Okudukça yazmaya karşı olan isteğim ,hevesim artsa da sanırım kendimi gereksiz işlere o kadar kaptırdım ki en küçük isteğimi bile yerine getiremedim. 
Bu zaman içinde yazmak istediğim o kadar çok şey vardı ki, hepsini şimdi yazmak zor olacak sanırım. Günlere bölmek en iyisi..
Resimlerden devam etmeliyim ..Yazmak istediklerim kadar resimlerde birikti..Güzel günlere dair.

Ünye..Yazın gitmeden duramadığım, her anımın orada geçmesini istediğim,küçük güzel memleketim.
Canım kardeşim her şeyim kuzimle,yengemle,abimle, gelinimizle güzel zaman geçirdik. Gezdik bol bol muhabbet ettik,kahve içtik,denize giremesek de görüntüsüne doyduk,
Her sabah kuş sesleriyle yeşilin güzelliğiyle denizin kokusuyla uyandım. Açtım pencereyi oh be dedim,huzur bu işte. Sude mutluydu hem de çok,çilek topladı,güneşe doydu,giremese de denize bol bol ayaklarını soktu,onun için bu bile çok güzeldi. Pideye doyduk kızımla; hatta biraz fazla doyduk:))Doğumgününü de yaptık, en yakın arkadaşı Eylülüyle...Düğünümüzü de yaptık...

Dönüş çok zordu.Yaşamak istemediğim şehre,İstanbul'a, dönmek tarifsiz bir mutsuzluktu. İçimin sıkıldığını ve bunaldığımı hissettim. Ayaklarım hep geri geri gitti. 
İsterdim ki Ünye de küçük bir ev deniz kenarında , küçük bir bahçe. İstediğim gibi değiştireceğim hazırlayacağım her şeyini baştan yapacağım bir küçük ev...
Çok mu zor...